Öğretmenler Forumu

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  

Haberler:

Dalyan Hotel Palmyra

Gönderen Konu: dikkat etsikliği ve hiperaktivite  (Okunma sayısı 3346 defa)

ismailozden

  • Yeni
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 25
dikkat etsikliği ve hiperaktivite
« : 05 Mayıs 2009, 15:51:59 »
DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Çocuklar  doğası gereği canlı hareketli ve yaşam doludur.Okulda evde yolda ve daha bir çok sosyal ortamda oynarlar koşarlar zıplarlar.Gelişimleri çok hızlı olduğu için toplumun beklentilerini yerine getirecek  istendik davranışları yerine getiremezler.Bu süreçte uygun olmayan davranışları ortaya çıkar ve çocuklar  düşünmeden  bu davranışları yerine getiririler.Çoğu zaman yetişkinler bu davranışları hoş görürler ve çocuklar bu davranışlarından dolayı çok büyük sorunlarla karşılaşmazlar.Ancak öyle çocuklar  vardır ki  normal olarak kabul edilen bu davranışların ötesinde aşırı hareketli ve dikkatsiz davranışlar sergileyerek hem öğrenmede  hem de sosyal yaşama ayak uydurmada sorun yaşarlar.Unutkanlık düzensizlik ve eşyalarını sıklıkla kaybetme şeklinde belirtileri sürekli olarak gösterirler.Bu çocuklar Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar olarak adlandırılırlar.
Aileler   ve öğretmenler kimi zaman hiperaktiviteyi zeki olmanın belirtisi olarak görmektedirler. Kimi zamanda  çocukların doğal gelişimleri gereği canlı ve hareketli olmaları dikkat eksikliği ve hiperaktivite olarak yorumlanmaktadır.Bu yanlış inançtan dolayı çocuklar haksız yere etiketlenmekte ya da çocukların tanılanmaları ve eğitimlerinde özel önlemler alınması çok geç olmaktadır. Bu da çocukların akademik  sosyal ve duygusal gelişiminde olumsuz etkilere yol açmaktadır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukların erken tanılanmaları ve tıbbi tedavinin yanında özle eğitim hizmetlerinin hemen sunulması gerekmektedir.Öğretmenlerin ve ailelerin dikkat eksikliği ve hiperakvite bozukluğunun erken tanılanması için belirtilerini iyi gözlemlemeleri  ,tanılanan çocukların  tıbbi tedaviyle birlikte sunulacak olan  psiko-eğitim hizmetlerinde aktif rol almaları gerekmektedir.
Çoğunlukla bu çocuklar davranış problemleri yaşmaktadırlar.Aileler ve öğretmenler davranış problemlerine nasıl müdahale edeceklerini bilmedikleri için çocuklar  sürekli eleştiriye ya da fiziksel şiddet gibi istenilmeyen durumlarla karşılaşabilmektedirler.Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan   çocukların bu gibi durumlarla karşılaşmamaları bu çocukların  öğrenme ve davranış özelliklerinin iyi bilinmesine bağlıdır.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu kişinin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik ataklık istekleri erteleyememe ve dikkat süresinin kalıcı ve sürekli olarak kısalığı ile kendini gösteren bir bozukluk olarak ifade edilmektedir.Dikkate eksikliği  ve hiperativite bozukluğu  çocukların zeka ve davranışsal eğitim düzeylerinin altında işlev ve davranışlar göstermesine yol açmaktadır. Dikkat eksikiliği ve Hiperaktivite bozukluğu yeni tanınan  bir durum değildir. Bu belirtileri taşıyanlar her zaman  varolmuştur. Daha önceleri DEHB’nin yanlış çocuk yetiştirmeden kaynaklanan bir yarmazlık sorunu olduğu  ve yeterince otoriter davranılırsa sorunu çözülebileceği düşünülmekteydi. Ancak aşırı otoriter davranışın sorunun çözümünün bir parçası olma yerine problemin bir parçası olduğu açıkça görülmektedir.

TARİHÇE
Yıllar boyunca DEHB çeşitli  terimlerle anılmıştır. Bu tanımlamalar DEHB’nin en belirgin görünümlerine göre yapılmıştır. 19.yüzyılın sonlarında “çılgın aptallar”  “dürtüsel delilik”ve “yetersiz engelleme” olarak adlandırılmıştır. Aynı yıllarda İngiliz hekim Frederic  Still bu gün kullanılana benzer kolay anlaşılır bir tanımlama yaparak bu çocukları aşırı hareketli, bir konuya yoğunlaşamayan öğrenme güçlükleri ve davranım sorunları olan çocuklar olarak tanımlamaktadır.1954’te  DEHB’nin tedavisinde kullanılan ve ticari adı  Ritalin olan ilaç piyasaya sürülmüştür. 1957’de Laufer DEHB’nin merkezi sinir sistemindeki olgulaşma eksikliğinden kaynaklandığını düşünmüştür. 1962’de bu bozukluk “Minimal Beyin Disfonksiyonu” olarak isimlendirilmiştir.1970’li yıllardan itibaren biyolojik etkenlerin bozukluğun oluşumunda daha önemli olduğu vurgulanmıştır.Son olarak DSM 4’te  bu günkü kullanımı ile tanımlanmıştır.

TANIM VE BELİRTİLER
DEHB gelişim düzeyine uygun olmayan dikkat eksikliği, ataklık ve hiperaktivite oluşmaktadır. DEHB tanısının konulması için üç özelliğin bir arada olması gerekmemekte yalnızca birinin veya ikisinin birden görülmesi de yeterli olmaktadır. DEHB olanlarda  genellikle  dikkat problemi rastlanırken hiperaktivite durumu bir kısmında görülmektedir. Bu çocuklarda  ataklık hiperaktivite ve dikkat eksikliği  çocukların sosyal yaşamlarını, akademik gelişimlerini    olumsuz yönde etkilemektedir.
Hiperaktivite: Çocuklar erişkinlere göre daha canlı ve hareketlidir.Ancak bu hareketlilik çocuğun kendi yaşıtları ile karşılaştırıldığında belirgin düzeyde daha fazla olduğunda hiperaktiviteden söz edilebilir. Ayrıca bu hareketlilik oyun ,anaokulu ve okul gibi günlük işlevlerde çocuk aile ve öğretmenler için sorun oluşturduğunda aşırı hiperaktif diye nitelendirilir.
Dikkat sorunları:Dikkatin bir noktaya toplanabilmesinde güçlük, dış uyaranlarla dikkatin çok kolay dağılması, unutkanlık, eşyalarını ve oyuncaklarını sık sık kaybetme ve düzensizlik gibi belirtiler dikkat sorunlarını bulunduğunu gösterir.
Ataklık:Acelecilik, istekleri erteleyememe, sorulan sorulara çok çabuk yanıt verme, başkalarının sözlerini kesme ve sırasını beklemekte güçlük çekme gibi özellikler ataklık bulunduğunu gösterir.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) için teşhis ölçütleri (DSM-IV):

Aşağıdaki (1) veya (2) maddelerinden en az birinin karşılanması gerekir.

1-Aşağıdaki dikkatsizlikle ilgili maddelerden en az altısının , en az 6 ay boyunca, çocuğun gelişim düzeyiyle uyumlu olmayarak ve çocuğun uyumunu bozacak şekilde varolması gerekmektedir.

Dikkatsizlik
a-   Genellikle ayrıntılara dikkat edemeyip, iş, okul ve diğer aktivitelerde dikkatsizce hatalar yapmak.
b- Genellikle oyunlarda ya da verilen görevlerde dikkati sürdürmekte zorluk çekmek.
c- Kendisiyle karşılıklı olarak konuşulduğunda, dinliyor izlenimi alınmaması.
d- Genellikle kendisine öğretilip gösterilmesine karşın, bunları uygulayamayıp, okul ödevleri, işyerindeki görevler ve ev işlerini tamamlayamamak.
e- Çoğunlukla yapacağı aktiviteler ve planları sıralayıp, düzene koyamamak.
f- Beyin gücü gerektiren görevlerden ( ders yapmak gibi) kaçınma, hoşlanmama  ya da bunları yapmaya isteksiz olma.
g- Çeşitli aktiviteler için gerekli oyuncak, ders araç ve gereçleri gibi şeyleri sıkça kaybetmek.
h- Konu dışı çevresel bir uyaran tarafından kolayca dikkatin dağılması.

i- Günlük olağan aktivitelere karşı da unutkanlık hali.
2-Aşağıdaki hiperaktivite  ve ataklık  belirtilerinden en az altısının, en az 6 ay boyunca , çocuğun gelişim düzeyiyle uyumlu olmayarak ve çocuğun uyumunu bozacak şekilde varolması gerekmektedir.

Hiperaktivite
b-   a-Sürekli olarak el ya da ayaklarını hareket ettirmek, yerinde oturamayıp,oturduğu yerde kıpırdanmak.
b-Oturmasının beklendiği ve gerekli olduğu ortamlarda (sınıfta ders esnasında olduğu gibi) yerini terk edip dolaşmak.
c-Uygunsuz olmayan ortamlarda ( sınıf, kalabalık mekanlar gibi) koşmak, bir yerlere tırmanmaya çalışmak gibi davranışlar sergilemek.
d- Oyun oynarken ya da boş vakit aktivitelerinde sessiz bir şekilde davranamama, gürültü çıkararak bir şeylerle oyalanabilmek.
e-Daima ‘sanki bir motor tarafından çalıştırılıyor’ şeklinde hareket halinde bulunmak.
f-Sıklıkla aşırı ölçüde konuşmak.

Ataklık
g-Kendisine sorulmakta olan soru tam olarak tamamlanmadan, yanıtlamaya çalışmak.
h-kendisine herhangi bir şey için sıra gelmesini bekleyememek.
i- Çevresindekilerin iznini almadan , aniden konuşma ya da oyunlarına katılmak, müdahale etmek.
B-Bu şekilde kişide sorunlara yol açan yakınmaların 7 yaş öncesinde başlaması gerekmektedir.
C-Sorunlara yol açan yakınmaların en az 2 farklı alanda kendini göstermesi gerekmektedir ( okulda, işte ya da evde gibi).
D-Toplumsal alan, okul hayatı ya da iş ortamında kişinin işlevselliğinde belirgin bozulmanın açık kanıtlarının olması
E- Rahatsızlığa ait yakınmalar başka bir psikiyatrik bozukluğa bağlı olmamalıdır.

GÖRÜLME SIKLIĞI
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu okula giden çocukların yaklaşık %3  oranında rastlanır. Erkeklerde  kızlara oranla 4-8 kat daha sık görülür.Ergenlik öncesi görünüş sıklığı %5-10 olarak belirtilmektedir.

NEDENLERİ
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun nedenleri kesin olarak bilinememektedir.Sorumlu olduğu düşünülen bazı etkenler vardır.Bu etkenler  kalıtım,genetik 
faktörler,çevresel etkenler,beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklar olarak ifade edilmektedir.
Kalıtım:DEHB olan çocukların anne babalarında benzer belirtiler olma oranı normal çocuklara oranla 2-8 kat daha fazladır.Kardeşlerinde normal çocuklara oranla 2-3 kat daha fazla görülür.
Çevresel nedenler:Çevresel etkenler direkt olarak DEHB’ye neden olmaz ancak genetik olarak yatkın olan bireylerde riski artırır. Annenin hamileliğinde alkol sigara ilaç kullanımı,erken doğum, doğum  komplikasyonları, bazı hastalıklar ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri, kurşun gibi bazı maddelere maruz kalma riski artırabilmektedir.   
Beyindeki yapısal işlevsel farklılıklar :Beyinde dikkatin yoğunlaştırılmasından sorumlu olan ön bölge ,bazal ganlionlar ve serebellum DEHB olan bireylerde normal bireylere göre daha küçük bulunmuştur. Yada farklı bir simetri vardır.Bu bölgelerde oksijen glukoz kullanımı ve kan akımı normallerden fazladır. Ancak bu incelemeler bir tanı aracı olarak kullanılmaz.

TEDAVİ
DEHB olan çocukların tedavi edilebilir olduğu ve tedaviye erken başlanması bu çocukların akademik sosyal ve duygusal gelişimlerinde daha çabuk ilerleme göstermelerini  sağlamaktadır.Tedavi olanakları İlaçla tedavi,Psiko-eğitimsel Müdahaleler (Aile eğitimi,Davranışsal terapiler,Aile terapisi,Psikanaliz,Problem çözme becerileri ) Alternatif tedaviler (Bitkisel tedavi, Diyet, Biofeedback,TM)olarak sıralanabilir.
Bu yöntemler içinde en etkin ve en kısa sürede yanıt veren  tedavi ilaç tedavisidir. Ancak çocuğun anne babasının ve öğretmenin bu konudaki eğitimi tedavinin etkinliği ve  kalıcılığı için önemlidir.Uzun süreli bir sorun olduğu için tedavi planı da uzun süreli ve çocuğa özle olmalıdır.Ancak ilaçlar kullanılırken psiko-eğitimsel  yaklaşımının mutlaka uygulanması gereklidir.

SONUÇ  ve ÖNERİLER
Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar hem okulda hem de evde bir takım güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.Bu çocukların yetiştirilmesinde alınacak tedbirlerle sosyal becerilerde iyileştirme kendine güvende artma , saldırganlığı azaltma, akademik gelişiminde ilerleme sağlanabilir.Çocuk için alınacak tedbirlerde okul personeli ve ailelere önemli görevler düşmektedir.Aileler ve öğretmenler bu görevlerini yerine getirirken birbirleriyle işbirliği içinde olmalı ve etkili iletişim stratejileri geliştirmelidirler.

Ailelere Öneriler

   DEHB belirtilerini çocuğunuzda gözlerseniz   Rehberlik Araştırma Merkezine ya da  Hastanelerin çocuk psikiyatrisi bölümüne hemen başvurun.
   Çocuğunuzun DEHB olduğu gerçeğini kabul edin ve bu duruma yönelik , ailenizin tepkilerine, arkadaşlarınızın ve daha geniş toplumun tepkilerine alışın .Gelen tepkilerden dolayı kendinizi, çocuğunuzu suçlamayın.    
   DEHB olan çocuklara  destek verecek kişileri ve grupları araştırın.
   DEHB çocukların  sağlıkla, eğitimle ilgili  hizmetlere nasıl ulaşacaklarını öğrenin ve çocuğunuzla  çalışan profesyonellerle  ilişki kurun.
   Çocuğun aşırı hareketliliğini ortadan kaldırmaya çalışmak çocuğu aşağılamak eleştirmek diğer çocukları örnek göstermek doğru değildir.Çocuğun güven duygusunu ve benlik saygısını örseleyecek bu davranışlardan kaçının.
   Çocuğun enerjisini boşaltabileceği ve doyum sağlayabileceği bazı uğraşlar edinmesine olanak tanıyın.
   Çocuğunuzun olumlu davranışlarını görün ve hemen ödüllendirin.
   Evdeki kuralları açıkça anlatın.  Kurallara uymadığında neler olacağını  açıklayın  kurallara uymadığında yaptırımlar adil olmalı davranışın hemen ardından olmalıdır.
   Olumsuz davranışlarını hemen cezalandırmak yerine görmezden gelmeyi deneyin.
   Ne olursa olsun fiziksel cezaya başvurmayın. Fiziksel cezanın işe yaramayacağını sorunları daha da artıracağını  unutmayın.
   Çocuğunuza  yerine  getirebileceği sorumluluklar  verin ve yerine getirdiğinde ödüllendirin.Çocuğunuzun benlik saygısını yükseltmek için çok sık ödül almasını sağlayın
   Çocuğunuzla zaman geçirin.Çocuğunuzla geçireceğiniz zamanda televizyon izlemek bilgisayarla oynamak gibi etkinlikler yerine  etkileşimli oyunlar oynayın.
   Çalışma ortamını çocuğun dikkatini dağıtabilecek oyuncaklardan arındırın
   Kendinize zaman ayırın

Öğretmenlere öneriler

   Sınıfınızda DEHB belirtileri ile öğrenci gözlerseniz tıbbi ve eğitsel değerlendirmesinin yapılması için hemen harekete geçin.
   Aile  ve rehber öğretmenle sürekli işbirliği içinde olun.
   Değerlendirmeleri çocuğa göre uyarlayın.Zamana dayalı sınavları azaltın.
   Sınıfta kapı pencere gibi dikkat dağıtacak hareketli alanlardan uzak tutun.
   Sınıf rutinlerini açıklayın kuralları  yazılı olarak sınıfın bir bölümüne asın.
   Problem davranışlar için davranış düzeltme programı hazırlayın.
   Denetlenebilir tekrar ve pratiğe dayalı bir öğretim tarzı geliştirin.
   İlgisi olan ve  başarılı olduğu konularda sorular sorun ve ödevler verin.
   Küçük etkinliklerle çocuğun enerjisini boşaltmasına izin verin
   Çocuğa zamanı kullanmayı öğretin.
   Davranışların sorumluluğunu üstlenmeyi öğretin.
   Uygun davranış değiştirme tekniklerini (pekiştirme, ayrımlı pekiştirme,  simgesel ödül biriktirme, model olma, davranış kontratı, sönme , tepki bedeli) kullanın bu tekniklerin kullanımı ilgili uzmanlardan yardım alın.
   Okul yönetimini ve disiplin kurullarını DEHB olan çocukların  özellikleri hakkında bilgilendirin.
   DEHB konusunda sınıftaki diğer çocukları ve bu çocukların ailelerini bilgilendirin.

KAYNAKLAR

Amerikan Psikiyatri Birliği.(2001).Psikiyatride Hastalıkların Tanımlanması ve
Sınıflandırılması (DSM-IV).Çev.Köroğlu, E. Hekimler Yayın Birliği: Ankara

Özyürek,M.(2004). Sınıfta Davranış Değiştirme.Kök Yayıncılık:Ankara

Selçuk, Z.(2000).Dikkat Eksikliği ve Hiperaktif Çocuklar.Pegem A Yayıncılık: Ankara

Ercan, E Aydın ,C.(2002).Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu.Gendaş A.Ş: İstanbul

Stein, D.(2002).Ritalin Çözüm Değildir. Çev. Ercivan, A . Kuraldışı Yayıncılık: İstanbul

Saygılı, S.(2004). Çocuklarda Davranış Bozuklukları. Elit Yayınevi.İstanbul

Özgür, İ.(2004).Engelli Çocuklar ve Eğitimi  Özel Eğitim. Karahan Kitabevi: İstanbul

Kaner, S .(2003).Özel Gereksinimli Çocuklar ve Özel Eğitime Giriş. Ed. Ataman,
A.Gündüz Eğitim ve Yayıncılık: Ankara.

Dikkat Eksikliği  Hiperaktivite ve Özel Öğrenme Güçlüğü Derneği.(2004).Dikkat Eksikliği
ve Hiperaktivite Bozukluğu.www.hiperaktivite.org.tr.

Yavuzer,H. (1998).Çocuk ve Ruh Sağlığı.Remzi Kitabevi: İstanbul

Erbaş,D., Kırcaali İftar,G., Tekin,E. (2004).İşlevsel Değerlendirme Davranış sorunları ile
başa çıkma ve uygun davranışlar  kazandırma süreci.Kök Yayıncılık:Ankara


Her eve Karagoz Hacivat


Kayıtlı