Günlük, yaşantımızda küfürlü ve argo konuşmalar neredeyse doğal kabul edilir, oldu. Küfürlü ve argo konuşmayı çok yoğun ve stresli hayatımızın kaçınılmaz sonucu gibi görüyor ve kanıksıyoruz. Çoğu zaman bu kelimeleri cümlelerimiz içinde kullanıyoruz. Bütün zamanını bizimle geçiren çocuklarımız küfretmeye argo kelimeleri kullanmayla başlıyorlar, ne yazık ki özellikle kızgın olduğumuz zamanlarda küfrettiğimiz bir gerçektir.
Küfür bu anlamda ‘Ben yapabilirim ama çocuğum asla yapmamalı, türü yanlış bir yaklaşıma örnektir.
Küfür ve argo; model aldıkları, gözlemledikleri ve içinde şekillendikleri toplumun adeta bir parçası olunca; çocuklar da zamanla büyükler gibi küfrediyor, argo kelimeler kullanıyor.
Uzmanlar olarak, okul öncesi dönemde çocukların ‘uygunsuz ‘ kelimeleri kullanmalarının, sık görülen bir durum olduğunu biliyoruz. Anne babalar bazen oldukça zor durumda bırakabilen bu durum farkı nedenleri olduğunu ortaya koyuyoruz.
Çocuklar hayatlarının ilk 7 yılında okuma ve yazma bilmedikleri için dil gelişimini sadece duydukları kelimelerle, bu evrede çevrelerindeki her sese karşı çok duyarlı ve ilgili olurlar. Özellikle 2–3 yaşlarındaki çocuklar. Her duydukları ses birebir taklit ve tekrar ederler. Bu sesleri özümsemeye ve anlamaya çalışırlar. Hatta bu dönemde bazı çocuklar sizin söylediklerini aynen tekrar eden papağanlara benzer. Elbette yeni kelimeler öğrenirken duygularla ilgili kelimeleri de öğrenirler. Örneğin kızıldığında kullandığınız belli kelimeleriniz varsa çocuğunuz da kızdığınızda ne anlama geldikleri hakkında hiçbir fikri olmaksızın bunları kullanmayı öğrenecektir. Çünkü ona göre bu sesler kızıldığında çıkartılan seslerdir. Küçük çocuklar kelimeleri kullanmaktan, yeni kelimeler öğrenmekten ve heyecan verici, gizli ya da özel olduğunu düşündükleri kelimelerle oynamaktan zevk alırlar.
Ayrıca çocuklar anne-babalarını mutlu etmeyi çok isterler. Bu nedenle çocuğunuz ‘ayıp ‘bir kelimeyi ilk söylediğinde kahkaha atarsanız o kelimeyi tekrar kullanacaktır. Diğer yandan uygunsuz bir kelime söylediğinde kızarak tepki gösterirseniz, size kızdığında ve bunu bir şekilde size belli etmek istediğinde bu kelimeyi yeniden kullanabilir. Çünkü artık onun için ‘o kelime kızdığımız zamanın ifadesidir.
Bazı durumlarda ise dikkat çekme ve odak noktası olma isteği ve sevgi açlığı da, küfürlü; konuşmaya neden olabilir. Çocuklar anne-babasından ve yakın çevresinden yeterli ilgi göremiyorsa dikkat çekmek içinde küfür edebilir.
Zaman zaman bir olgunlaşma ve büyüme belirtisi olarak da algıladıkları küfür; bazı çocuklar için yetişkin olmanın bir sembolü de olabilir. Çocuklar aynı zamanda büyümeyi de istedikleri için, küfürlü konuşma onun kendisinin büyüdüğünü ispatlama yollarından birisi olabilir.
Çocuğunuzu spor, resim gibi alanlara yönlendirerek yaratıcılığını geliştirmesine fırsat vermeliyiz. Kendisini gözlemlemesini, yeteneklerinin zaman içinde ne kadar geliştiğini anlamasına fırsat vermeliyiz. Kendisini gözlemlemesini, yeteneklerinin zaman içinde ne kadar geliştiğini anlamasını ve ‘artık ‘büyüdüğünü bu gelişmeyle ifade ettiğini vurgulayabilirsiniz. Böylece çocuğunuz ürettikleri çoğaldıkça ve geliştikçe büyüdüğünü anlayacak ve büyüklerini taklit etme ihtiyacı azalacaktır.
PEKİ, KÜFÜR EDEN ÇOCUĞUMUZ İÇİN NELER YAPABİLİRİZ.
Yaptığınız her şey söylediğimiz her şey çocuğumuzun davranışlarına yansıyacaktır. Çocuğunun yanında küfürlü sözler söylemeyin. Örneğin çocuğunuzun söylemesini istemediğiniz kelimeleri belirleyip, bu kelimeleri hiçbir zaman kullanmamaya çalışabilirsiz. Böylece otokontrol geliştirip, bu çocuğunuza karşı farkındalığınızı daha da artıracaksınız.
Çocuğunuz küfürlü ve argo konuşmayı televizyondan duyabilir. Bu yüzden çocuğunuzun seyrettiği televizyon programları konusunda çok dikkatli olmalısınız. Çocuğunuz başkasından duyduğu uygunsuz kelimeyi söylüyorsa, bir şey olmamış gibi davranın ve bu kelimenin ilginç yâda komik olduğunu düşünmesini teşvik etmeyin. Böyle bir durumda ciddi ifade takınarak, şunları söyleyebilirsiniz. Biz bu kelimeyi kullanmayız ve bende bir daha bunu duymak istemiyorum.
Çocuğunuz daha sonra bu kelimeyi söylerse duymazdan geliniz. Çocuğunuz bu kelimelere bir tepki fark ederek, artık onları kullanma ihtiyacı duymayacaktır.
Kelimeler çocukları eğlendiriyorsa, alternatif kelimeler önerebilirsiniz. Sizin ürettiğiniz komik bir kelimeyi kullanmasını isteyebilirsiniz.
Çocuk kızdığında veya stres yaşadığında küfürlü kelimeleri kullanıyorsa, aslında gerçekte ifade etmek istediği şeyi, yani ‘duyguları’ kelimelere nasıl dökeceği konusunda yardıma ihtiyacı var demektir. Örneğin Canım oğlum /kızım farkındayım, üzüldün, kızdın, hayal kırıklığına uğradın… Gibi bir cümle o an işe yaramıyor gibi görünse de yaklaşımınız konusunda ona cesaret verecek ve size eninde sonunda olumlu dönecektir. Eğer, çocuğunuz, size olan kızgınlığını rahatlıkla dile getiriyorsa bu özgürlüğe sahipse, olumsuz duygularını belirtmek için daha az küfürlü sözcük kullanacaktır.
Böylece dönemsel olan küfür sorunu çocuğun gelişim süreci içerisinde yerli yerine oturacaktır. Bu konuda bize düşen ciddi görevler ve duyarlılıklar var. Argo kelimelere karşı diğer konulara eğildiğimiz gibi eğilmeli ve uygun olanı çocuklarımıza öğretmeliyiz.
Hatice Baykallı
www.nlpturk.net