Öğretmenler Forumu

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  

Haberler:

Gönderen Konu: Engelli misiniz?  (Okunma sayısı 7623 defa)

ismailozden

  • Yeni
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 24
Engelli misiniz?
« : 22 Nisan 2009, 16:03:28 »

Fiziki sakatlıklar hemen dikkatimizi çeker. Mesela topallayan bir bacağı asla
gözden kaçırmayız, ancak topallayan yürekleri de asla fark etmeyiz!
    Herkese bir soru sormak istiyorum: Bir kör, sağır, ya da tekerlekli
sandalyeye mahkûm bir engelli gördüğümüzde içimizden geçen ilk duygu nedir?..
    Acırız... İçin için “vah vah” çeker, “zavallı” gibisinden mırıldanırız.
Halbuki bizden beklenen “acıma” değil, “anlama.” Fakat heyhat: Kendini anlamayan
başkasını nasıl anlasın.
    Biz ne kendimizi anlıyoruz, ne de birbirimizi. Bu yüzden hayat gitgide
anlamsızlaşıyor. Çünkü sadece zorluklarını, olumsuzluklarını, kirli yanlarını
yaşıyoruz. Oysa hayatta bir sürü güzellik de var: Mesela güller açıyor, çocuklar
gülümsüyor, yıldızlar göz kırpıyor, yağmur yağıyor, güneş doğuyor.
     Hayatın kışı ayrı, yazı ayrı güzel; denizin durgunu farklı, dalgalısı farklı
güzel. Ancak bu güzellikleri fark edebilmek için görebilmek lazım.
     Şayet görmüyorsak, bir anlamda görme engelli sayılmaz mıyız?
     Kuşların rengi ve ahengi, uçuşu da, ötüşü de ayrıdır... Yazın ayrı, kışın
ayrı öter kuşlar. Ama her sabah kuş orkestrasının ahenkli ritmiyle uyanmak
sadece duymayı bilenlere mahsus bir imtiyazdır... Yazık ki çoğumuz kuşları
duymuyoruz...
Kuşları duymadığımız gibi, eşimizi ve çocuklarımızı da (dinlemiyoruz ki)
duymuyoruz...
       Bir anlamda işitme engelli sayılmaz mıyız?
       Sevmekten korkuyoruz. Sevsek bile bunu saklıyoruz...
Annemiz, babamız, eşimiz ve çocuklarımız onları ne kadar sevdiğimizi
bilmiyorlar, çünkü sevgimizi söylemeyi zaaf sayıyoruz.
      Bir anlamda sevgi engelli sayılmaz mıyız?
 
      Sevdiklerimizin gönlünü alacak güzel sözler söylemiyoruz...
       Bir anlamda konuşma engelli sayılmaz mıyız?
 
      Elimizdeki güzelliklerle zenginlikleri fark etmediğimiz için, mutluluğu
uzaklarda arıyoruz...
       Bir anlamda zeka engelli sayılmaz mıyız?
 
     Sevgilerimizle birlikte kızgınlıklarımızı, küskünlüklerimizi de saklıyor,
duygularımızı salt kendi içimizde yaşıyoruz. Bunu izah için de “kol kırılır yen
içinde kalır” diyoruz. (Kol kırılıp yen içinde kaldıkça, kemik yanlış kaynıyor,
böylece bir uzvumuz daha çarpılıyor)
       Bir anlamda cesaret engelli sayılmaz mıyız?
 
       Farklı inanan, farklı düşünen, farklı giyinen, farklı yaşayan insanları
kabullenemiyor, sosyal hayattan dışlamaya kalkışıyoruz...
       Bir anlamda saygı engelli sayılmaz mıyız?
 
      Ve hep yakınıyor, sadece şikâyet ediyoruz:
       Yani şükür engelliyiz!
 
      Bu anlamda engelli sayımız yedi buçuk milyon değil, belki de yetmiş buçuk
milyon!..
      Yaşamı idrak etmeden yaşayıp gidiyoruz işte!
Kayıtlı

Rindâne

  • Y
  • Tam
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 228
    • Öğretmenler Forumu
Ynt: Engelli misiniz?
« Yanıtla #1 : 29 Nisan 2009, 09:22:16 »

Evet öğretmenim, çok haklısınız, aslında insanların çok çok büyük bir çoğunluğu Yürek Engelli, bakıyoruz ama göremiyoruz, belki görüyoruz ama anlayamıyoruz. Engelli olmayı sadece biyolojik bir olay sanıyoruz ama duygu engelli, idrak engelli diye bir mevhum olduğunu bilemiyoruz. Günde bir defacık olsun gökyüzüne bakıp sevinç duyamıyoruz. Bir uğur böceği gördüğümüzde içimizi bir hoşnutluk kaplamıyor, bir kelebek gördüğümüzde sevinemiyoruz. Televizyonlarda akşama kadar borsa - döviz haberleri izliyoruz. Araba markalarından konuşuyoruz, evimizle arabamızla övünüyoruz, ama aslında bunların bize mutluluk vermediğini bilemiyoruz, bu yüzden de hayatı ıskalayıp mutsuz bir şekilde yaşıyoruz ve hayatımız mutsuz bir şekilde sona eriyor.
Kayıtlı
Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.
Mustafa Kemal ATATÜRK

ASMİN

  • Yeni
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 11
Ynt: Engelli misiniz?
« Yanıtla #2 : 05 Mart 2010, 14:20:01 »

 ALINTI:
Herkese bir soru sormak istiyorum: Bir kör, sağır, ya da tekerlekli
sandalyeye mahkûm bir engelli gördüğümüzde içimizden geçen ilk duygu nedir?..

Acırız... İçin için “vah vah” çeker, “zavallı” gibisinden mırıldanırız.




Aslına bakarsanız pek bilmediğimiz en azından engelsizlerin bilmediği bir şey var o da - tüm duygular karşılıklıdır.-

ben de engelsizlere acıyorum bir kör olarak...

Hayatım boyunca engelsizlerin oturup agladıkları yakındıkları konulara baktım da hallerine hep güldüm acıdım onlara...


gözü görebilirken. kulağı duyabilirken. ayağı yürüyebilirken zihinsel engeli yokken ölmeyecek kadar parası varken eğitimi için okul dersane vs sağlanmışken  üniversite sınavında sıfır çekenlere akşama kadar  cafelerde oturup nerde bu devlet nerde bu adalet niye açım niye işsizim vb diye ajite yapan  zavallılara acımışımdır...




alıntı:
 Mesela güller açıyor, çocuklar
gülümsüyor, yıldızlar göz kırpıyor, yağmur yağıyor, güneş doğuyor.
     Hayatın kışı ayrı, yazı ayrı güzel; denizin durgunu farklı, dalgalısı farklı
güzel. Ancak bu güzellikleri fark edebilmek için görebilmek lazım.


engelsizler baktığı çiçeği göremezken aşık veysel görmediği çiçeği nasıl anlatmıştır.
dünyanın en iyi ressamları bile bir binayı üç boyutlu hali ile resmedememiş fakat gözü hiç görmeyen Eşref Armağan dokunduğu duvardan tüm binayı üç boyutlu resmetmiştir.

v.s
ACIYORUM BİZE ACIYAN ENGELSİZLERE
Kayıtlı
ilim ilim bilmektir.
ilim kendin bilmektir.
sen kendini bilmezsen
ya nice okumaktır.